Ana içeriğe atla

Haftasonu Ne Yapalım: İsmail Acar Sergisi



İsmail Acar'ın tablolarını yıllar önce Topkapı Sarayı'na gittiğim bir gün yakından inceleme fırsatım olmuştu. O günden sonra balık hafızamda yer edinen şanslı isimlerden(!) oldu kendisi. Yaptığı işler, gelenekseli ve moderni harmonize edişi öylesine güzel ki baktığınız tablo bakılacak bir işten çıkıp saatlerce izlenesi bir hikayeye dönüşebiliyor anında. Akıldan çıkması mümkün değil yani..
Geçtiğimiz haftalarda Çırağan Sarayı'nda sergisi olduğunu duyunca ben yine "izlemeye" gittim. Bu serginin hem ev sahibi hem de sanatçı için özel bir anlamı var. Hem sarayda yer alan sergi alanının 20. yılı hem de İsmail Acar'ın 20. sanat yılı. "Aşk" adlı retrospektif sergide Napolyon III'ün eşi Eugenie'nin Süveyş Kanalı'nın açılışına giderken uğradığı İstanbul ziyaretinde Sultan Abdülaziz'le görüşmesi sonucu hakkında çıkan aşk dedikodularından ve Çırağan Sarayı'nın hamamını ziyaret etmesinden bahsettiği tablolar da İsmail Acar'ın yeni eserleri arasında görülebilir.

Çırağan Sarayı Sergi Salonunda 28 Mart Çarşamba gününe kadar günün her saati sergiyi ücretsiz olarak gezebilirsiniz.
Çiğdem

Yorumlar

  1. Aaa hiç haberim yoktu benim bu sergiden, süper oldu, kesin gidicem.

    Çok teşekkürler yıldönümü postuma yorumun için. Şiirleri beğenmene çok Ahmet çok sevindi özellikle. Nerde paylaşıcakmış diye soruyor :)

    Sevgiler

    denizsaatcioglu.blogspot.com

    YanıtlaSil
  2. Merhaba Deniz, siiri kendi facebook hesabimda paylastim begenip soranlar da oldu, hakikaten uzun zamandir okudugum en guzel siir, gordugum en guzel ciftsiniz. Masallah diyelim!
    Sergi hala suruyor..

    Sevgiler,
    Cigdem

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Yorumlarınız benim için değerli:)

Bu blogdaki popüler yayınlar

Tomorrow I'll Be Wearing

Alışkanlık mı şapşallık mı adını koyamadım ama sabahları dolap karşısında tabiri caizse "şamşırmak" gibi garip bir hal yaşıyorum. Yok. Çalışmıyor kafa. Oraya harcayacağım düşünme payını uyuyarak geçirmeye tercih ediyorum ve akşamdan koyuyorum kenara ne giyeceksem.  Sizlerde durum nasıl? Military postuna ithafen bu hafta geçen sene aldığım askeri yeşil gomleğimi giydim. Gömlek cebi üzerindeki nakışa dikkat, kardeşimin askerlik kamuflajından araklama:) Gömlek- Tayt: Mango / T-shirt: Beyoğlu Pasajı /  Çanta: Cambridge Satchel / Sneakers: Prada / Kolye: Twist Akşamları ara ara esen " Tomorrow i'll be wearing " postlarını instagramda ciiden hesabımdan takip edebilirsiniz. 

Haydi Kızlar Askere!

Renklerin siyasi görüşleri temsil ettiği güzel ve yalnız ülkemin mutlu insanları! Yazın yeterince pastellere ve neon renklere girdik, şimdi sonbaharda biraz daha ciddi olup kamuflajları giyme vakti. Esmer, sarışın ve kumral farketmeden her ten rengine uyduğunu düşündüğüm askeri tonları daha da severek giyeceğim kesin. Sadece kamuflaj değil aynı zamanda haki renk ve özellikle deri garnili ( kollar olabilir ya da cep detayları ) olan mont ve gömleklere de mutlaka mağazalarda göz atın derim. Eğer kamuflajın çok ağır ve iddialı bir desen olduğunu düşünüyorsanız aksesuar olarak da kullanabilirsiniz ya da benim gibi kardeşimin kamuflaj gömleğinin yakasındaki soyadı yazan peçi herhangi bir gömleğinize dikebilirsiniz:) Ben haki renk bir gömleğime dikmiştim, çok da güzel oldu. Bakalım insanlar kamuflajı nasıl yorumlamışlar?  Kaynak: Tommy Ton, WTF, Street Style  Çiğdem

Yolcu

Dostum... Güneşe bak, toprağa bak, suya bak, buluta bak; fakat, arkana bakma... Kimin geldiği önemli değil, kimin gelmediği de... Unutma, yolcu değişir, yol değişir, ama menzil değişmez. Yolcuya bakıp, yolunu tanıma. Yola bak, yolcuyu tanı ...  Yolcu hakkındaki kıymet hükmünü ona göre ver. Vahim olan, yolun yolcusuz olması değil; Asıl vahim olan yolcunun yolsuz olmasıdır; Yolsuz, hedefsiz, amaçsız, şaşkın, hercai ve seyyal... "En doğru yol: en dikensiz yoldur" diyenler seni aldatıyorlar. Onlar, karanlık evlerinde kaybettiklerini sokak lambasının altında arayan şaşkınlardır. Aldırma... Ayağına batan dikenler, aradığın gülün habercisidir. Dikenine katlanmaktan söz edenler, aşıkmış gibi davrananlardır. Gerçek aşık olanlarsa, dikenini de sever. Dostum, yollar yürümek içindir. Fakat, şu gerçeği de hiç unutma: Yürümekle varılmaz, lakin varanlar yürüyenlerdir. Yol boyunca; yola çıkıp da yürümeyenleri, Yola oturup, gelen-geçenin ayağına çelme takanları, Yoldan metafizik uyuşturucul...