Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Temmuz, 2012 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Kim Demiş Erkekler Çiçek Deseni Giymez Diye?

Hawaii esintileri, palmiyeler derken erkekler de artık çiçekli şeyleri giyebilsinler istiyoruz. Tabularınızı lütfen yıkın! :) Sadece yakaya takılması gereken birşey olmaktan çıksın artık çiçek. İşe gömleklerin yaka altı detayı, ya da ayakkabının iç astarını hafifçe kıvırarak ya da çiçekli bir kravat takarak başlayabilirsiniz.  Çiçek deseni bana direkt Liberty of London'ı çağrıştırıyor, bildiğim kadarıyla Türkiye'de satılmıyor ama bunu okuyan buyer varsa geç kalınmış bir satınalma diyorum:) Bir an evvel mağazaya girmeli. Sadece erkek değil kadınlar için de çok şık şeyler var ayrıca. Erkekler için gömleklere göz atmak isterseniz BURAYA tıklayın.
Tommy Ton'un gözünden çiçek açmış erkekler.. 








Source: HonestlyWTF Güzel bir hafta olması dileğiyle, Çiğdem

Haftasonu Ne Yapalım? The Great Masters Sergisi

Geçen hafta Ankara'dan gelen arkadaşlarımla birlikte çok güzel bir haftasonu geçirdik. Cumartesi akşamı Kireçburnu Set Balık'ta yemek yedikten sonra pazar gününü uzun süredir görmek istediğim Tophane-i Amire'deki "The Great Masters" sergisine ayırdık.
Rönesansın 3 büyük silahşörü olarak bilinen, isimleri hiç bilmeyenlere bile çocukluğumuzda Ninja Kaplumbağalar'dan tanıdık gelen Leonardo da Vinci, Michelangelo ve Raffaele'den bahsediyorum. Donatello nerede diye soranlar, üzgünüm.
Mekanda bu üç büyük ustanın bilinen en meşhur eserleri interaktif ortamda sergiliyor. Kah Michelangelo'nun Sistine Şapeli'ndeki fresklerini adeta oradaymışcasına başınızı yukarı kaldırarak görebiliyor, kah Raffaele'nin Atina Okulu'nu ışıklı ve sesli bir anlatımla görebiliyorsunuz. Girişte verilen kulaklık ve dinleme cihazlarının fiyata dahil olması güzel bir avantaj. Bu sayede yanına geldiğiniz her bir eserin alıcısına minik kumanda aletiyle tıklayarak sesli sunum…

Song of the week: Giorgia - Tu Mi Porti Su

Eveet, blogumun enteresan bir şekilde bağımlılık yaptığını ben de söyleyebilirim resmen artık. Özlüyorum :) Sadece kendi blogumu da değil, hiç tanımadan, tanışmadan takip ettiğim insanların kaçırdığım postlarını da.. En büyük keyiflerimden biri favorim olan blogların kaçırdığım postlarını oturup tek tek okumak diyebilirim:)
Kısa Kaş tatili ardından İtalya'ya yaptığım iş seyahati nedeniyle uzaktım buralardan ve her Pazartesi keyifle paylaştığım "Song of the week" başlığından. Bu sebeple İtalya'da bol bol dinlediğim ve sizlerle paylaşmak istediğim bir şarkı var bugun, goditela*! (*enjoy it!)

Giorgia bu şarkısında "Beni yukarı kaldırıyorsun daha sonra da aşağı bırakıyorsun" derken şişirilen egosundan mı bahsediyor bilmiyorum ama bu şarkı İtalyanların müthiş tatlısı Tiramisù'yu çağrıştırıyor bana, tiramisù'nun kelime anlamı olarak "Beni yukarı kaldır"  demek olmasından mütevellit. Tiramisù gibi bu şarkı da enerji versin, sizi dinlerken neşel…

Fincanı Taştan Oyarlar

Tasarımcılara sınır tanımayan hayalgüçlerinden beslenip guzel işler ortaya koyduklarında daha da bir hayranlıkla bakıyorum. Hüseyin Çağlayan'ın FW 2000/01 sezon icin adeta görsel bir şov olarak sunduğu AFTERWORDS'ü izleyip de çenesi yerçekimine karşı koyan yoktur sanıyorum. Modanın, tasarımın çok yönlü olmasına bu açıdan bayılıyorum. Macar kızımız Eszter Imre'de tasarıma farklı bir boyut getirmiş, hergün #gununkahvesi olarak önümüze gelen fincanların kulplarından, tabakların kenar formlarından esinlenip estetik bir takı koleksiyonu hazırlamış. 






 Buna benzer bir çalışma yapıldı mı bilmiyorum, ben karşılaşmadım henüz ama DIY kavramının ülkemizi yeni yeni kasıp kavurduğu bugünlerde İznik porselenleriyle ya da farklı şeylerle değişik tasarımlar yapılabilir gibi geliyor bana, ne dersiniz?
Çiğdem




Song of the week: Ojos de Brujo - Get Up Stand Up

Uzun zamandır ara verdiğim haftanın şarkısı postlarına bugun itibariyle geri dönüyorum. Benim çok severek dinlediğim bi parça, umarım siz de benim gibi dinlerken eğlenirsiniz.

Mottomuz şarkının sözüyle aynı: " Get up stand up don't give up the fight! "
Herkese güzel bir hafta geçirmesini dilerim. Sevgiler, Çiğdem