Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Kasım, 2012 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Four Seasons Of My Soul

Aralık ayı benim için Eylül gibidir hep. Geriye dönüp içinde olduğum yılın muhasebesini yapar ve yeni kararlar aldığım aydır, hep bahardır benim için hiç kış değil. Bu editoryallerdeki karelerde de ruhumdaki dört mevsimi buldum.. Hit parçalardan deriler, kapitoneler, zıt kumaşların birlikteliği ve maskülen parçalar sanki benim ruh hallerime göreler.. 
Güle güle Kasım.. Hadi gel artık Aralık.

Bu kış için dolaplarınızda Promod'a yer açın!

Fransa’nın en büyük kadın giyim markalarından Promod, Fransız şıklığı ile 54 ülkeden sonra, şimdi Türkiye’de.

Zaman sınırı olmayan tasarımlar da, en modern tasarımlar da Promod mağazalarında. Okula veya işe, konsere veya davete, sinemaya veya gezmeye giderken Promod’un slim pantolonları, Viktoryen bluzları, Barok esintili elbiseleri, şık paltoları, baskılı tshirtleri, deri çantaları, bootileri ilk elinize gelen parçalar olacak!

Kendinize daha fazla zaman ayırabilin diye, dolap başında harcanan saatleri Promod sizin yerinize azaltacak. Dolabınızı açtığınızda elinizin ilk gittiği parçalar artık Promod olacak!

Günümüzün modern kadınlarına, günün her anına uygun şık ve dikkat çekici seçenekler sunan Promod mağazaları Nişantaşı ve Buyaka Avm’de.






Bir bumads advertorial içeriğidir.

Editorial: Elele November Issue - Koray Parlak

Elele dergisi Kasım sayısında Koray Parlak'ın ellerinden çıkan bu karelere bayıldım. Belki bu soğuk renkler arasından çıkan favori rengim sarıya ya da mekana vuruldum, bilemiyorum.



Model:Rose Botman

Song of the week: Maroon 5 - If I Ain't Got You

Loop'a alıp dinlenen şarkılar vardır. Bu benim için onlardan biri. Herkese güzel bir hafta geçirmesini dilerim

Çiğdem

Designer: Julien DAVID

"Kitap okuyor musunuz?" sorusuna, "Vaktim yok" diye karşılık verenlere cevaben "Kitap okumak için vakit olmaz, vakit ayrılır" diyenlerden biri olarak blogu ihmal etmeme gerekçe kabul etmiyorum. Yoğunum evet ama yoğunluk bir kenara blog bir kenara :) Evet, kendimi azarladıktan sonra yazıya geçebilirim.

Tasarımları ilgimi çeken ve ismi top markalar kadar bilinmeyen yeni tasarımcıları incelemeyi çok seviyorum. Çünkü kalıp, kumaş ve desenlerle daha özgün bir şekilde oynayabiliyorlar. Bu yüzden belli bir kalıpları olmadan trendlerden esinlenen değil ve trend yaratan cesur dokunuşları seviyorum. Julien David Parsons mezunu ve 2008 yılında markasını Japonya'da kurmuş. Okurken bir yandan Ralph Lauren ve Narciso Rodriguez gibi büyük isimlerle de çalışan Julien'in tasarımları şuanda Colette ve Opening Ceremony gibi yerlerde satışta.

Kumaşların ve dokuların çok iyi harmanlandığı biraz preepy, biraz maskülen fakat aynı zamanda çocuksu koleksiyonu ben çok sev…

For those who never said TGIF

Benim gibi Cumartesi çalışanları için gelsin; TGIS! :)



Herkese güzel bir haftasonu geçirmesini diliyorum, şuan hava çok güzel. Umarım yarın da böyle olur! Çiğdem