Ana içeriğe atla

18th Yüzyıl Tabloları Tweetlerse..

Amerikalı genç Shawn Huckins, çok değişik bir proje yapmış. Örneğin ben az önce arkadaşlarımdan çok güzel bir meyve buketi aldım Frutation'dan ve hemen fotoğrafını çekip mutluluğumu sosyal medyada paylaştım. Şimdi 18. yüzyıla dönelim ve o yıllarda meyve buketi olmasa da bir hediye aldığımı farz edelim. Ne yapardım? "Oh, Tanrım böylesine güzel arkadaşlar bahşettiğin için sana ne kadar minnettar kalsam az, hemen Goya'yı çağırayım da hediyemle benim bir portremi çizsin ve mutluluğum ebedileşsin." Ohoo... Goya bulunacak, gün ayarlanacak, ben giyinicem, süslencem, resim için hazırlanıcam. Ayrıca o mutluluk hali gidecek adam gelene kadar. Hayır bi de Goya musait midir acaba, adamın kim bilir resmini çizmesi gereken kaç kişi vardır. Üstelik ücreti pahalıdır da, şimdi başkasına gel resmimi çiz desem o an ki mutluluğun da resmini çizebilir mi dersin Abidin? Neyse cıvıtmadan konuya dönelim. Shawn Huckins 18. yy Amerikan tablolarını günümüze uyarlayıp twitterda konuşuyor gibi  "seslendirmiş"

 mrs. joshua henshaw II, (catherine hill's post: ha ha, evil wicked grin!)
Kanvas üzerine akrilik + kalem


Dante'ye - if i'm just a friend, why do i know what your lips feel like??
  Kanvas üzerine akrilik
 mrs. ezekiel goldthwait: laughing quietly to myself
Kanvas üzerne akrilik+ mürekkep
 
 eleazer tyng's laugh out loud laugh out loud total bust 
Kanvas üzerine akrilik + kalem


 gw'nin yorumu: rolling on the floor laughing
Kanvas üzerine akrilik + kalem 

 to sarah morris - i don't know how you got sick! we haven't even done anything in like a month
Kanvas üzerine akrilik

Bu posttan da şuna vardım, demek ki o tablolarda yansıyan halet-i ruhiye her zaman gerçek hissiyatlar olmayabiliyormuş. Değişik bir konuya parmak basmışsın, congrats Shawn!

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Tomorrow I'll Be Wearing

Alışkanlık mı şapşallık mı adını koyamadım ama sabahları dolap karşısında tabiri caizse "şamşırmak" gibi garip bir hal yaşıyorum. Yok. Çalışmıyor kafa. Oraya harcayacağım düşünme payını uyuyarak geçirmeye tercih ediyorum ve akşamdan koyuyorum kenara ne giyeceksem.  Sizlerde durum nasıl? Military postuna ithafen bu hafta geçen sene aldığım askeri yeşil gomleğimi giydim. Gömlek cebi üzerindeki nakışa dikkat, kardeşimin askerlik kamuflajından araklama:) Gömlek- Tayt: Mango / T-shirt: Beyoğlu Pasajı /  Çanta: Cambridge Satchel / Sneakers: Prada / Kolye: Twist Akşamları ara ara esen " Tomorrow i'll be wearing " postlarını instagramda ciiden hesabımdan takip edebilirsiniz. 

Haydi Kızlar Askere!

Renklerin siyasi görüşleri temsil ettiği güzel ve yalnız ülkemin mutlu insanları! Yazın yeterince pastellere ve neon renklere girdik, şimdi sonbaharda biraz daha ciddi olup kamuflajları giyme vakti. Esmer, sarışın ve kumral farketmeden her ten rengine uyduğunu düşündüğüm askeri tonları daha da severek giyeceğim kesin. Sadece kamuflaj değil aynı zamanda haki renk ve özellikle deri garnili ( kollar olabilir ya da cep detayları ) olan mont ve gömleklere de mutlaka mağazalarda göz atın derim. Eğer kamuflajın çok ağır ve iddialı bir desen olduğunu düşünüyorsanız aksesuar olarak da kullanabilirsiniz ya da benim gibi kardeşimin kamuflaj gömleğinin yakasındaki soyadı yazan peçi herhangi bir gömleğinize dikebilirsiniz:) Ben haki renk bir gömleğime dikmiştim, çok da güzel oldu. Bakalım insanlar kamuflajı nasıl yorumlamışlar?  Kaynak: Tommy Ton, WTF, Street Style  Çiğdem

Yolcu

Dostum... Güneşe bak, toprağa bak, suya bak, buluta bak; fakat, arkana bakma... Kimin geldiği önemli değil, kimin gelmediği de... Unutma, yolcu değişir, yol değişir, ama menzil değişmez. Yolcuya bakıp, yolunu tanıma. Yola bak, yolcuyu tanı ...  Yolcu hakkındaki kıymet hükmünü ona göre ver. Vahim olan, yolun yolcusuz olması değil; Asıl vahim olan yolcunun yolsuz olmasıdır; Yolsuz, hedefsiz, amaçsız, şaşkın, hercai ve seyyal... "En doğru yol: en dikensiz yoldur" diyenler seni aldatıyorlar. Onlar, karanlık evlerinde kaybettiklerini sokak lambasının altında arayan şaşkınlardır. Aldırma... Ayağına batan dikenler, aradığın gülün habercisidir. Dikenine katlanmaktan söz edenler, aşıkmış gibi davrananlardır. Gerçek aşık olanlarsa, dikenini de sever. Dostum, yollar yürümek içindir. Fakat, şu gerçeği de hiç unutma: Yürümekle varılmaz, lakin varanlar yürüyenlerdir. Yol boyunca; yola çıkıp da yürümeyenleri, Yola oturup, gelen-geçenin ayağına çelme takanları, Yoldan metafizik uyuşturucul...