Ana içeriğe atla

Exhibition: Alex Gross - Product Placement

New York'ta yaşayan ressam Alex Gross kanvas üzerine yaptığı yağlı boya resimlerle belki de bizden sonraki yüzyıla ışık tutabilecek nitelikte günümüz modası, tüketimi ve markaların insanlar üzerindeki etkisine yönelik çalışmalar yapmış. Genel olarak pop sürrealist çizimler yapan Alex Gross'un çizimleri oldukça enteresan. Yılan figürleri ve detaylar genel olarak tüm tablolarda var. Bu ressamlardaki signature olayına da hastayım, Alex abimiz de yılanı tercih edenlerden.



 






Alex Gross'un sergisi 24 Mart'a kadar New York Jonathan Levine Galeri'de görülebilir.
Ressamın web sitesi için tık! 
Çiğdem

Yorumlar

  1. Ben bu posta bayıldım! Şimdi twitter hesabımdan da paylaşacağım. Ne kadar anlamlı ve ne kadar farkındalık yaratıcı.. Teknolojinin içinde gerçekten kaybolup gidiyoruz, zamanın mekanın farkında olmadan, tüketim çılgınlığına kapılmış durumdayız bir çoğumuz.. Çok başarılı buldum, çok iğneleyici anlamlı çok değişik, tebrik ediyorumm...

    Bloguma da beklerim :)

    YanıtlaSil
  2. ne kadar anlamlı çalışmalar! çok beğendim ben, türkiye'ye gelse anında gidip görürdüm.. ne yazık ki şimdilik alternatif sanata çok açık değiliz.. mesaj alındı :D

    YanıtlaSil
  3. Cok cesur calismalar gercekten, bir 100 yıl sonra hangi durumda olacagimizi bir onceki nesilin kestiremediği gibi ben de kestiremiyorum ama bu calismalar gercekten isik tutucu olacak. Ozellikle elde cep telefonu rogar kapagi acik olan resimdeki kızın ilgisizliği duruma ozettir:)

    Tesekkur ederim kızlar sizlere ve yorumlarınıza.

    Sevgiler,
    Cigdem

    YanıtlaSil
  4. cok guzel bir post, tesekkurler patlastigin icin Cigdem!

    YanıtlaSil
  5. tüketim çılgınlığı ancak bu şekilde resmedilebilirdi..

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Yorumlarınız benim için değerli:)

Bu blogdaki popüler yayınlar

Cape Town - 1

Ankara’da üniversite okuduğum yıllarda İstanbul’a ailemin yanına mekik dokurken, bolca düşünme fırsatım olan, içinde bulunduğum durumlara bir de uzaktan bakma fırsatını veren keyifle geçirdiğim otobüs yolculuklarından birinde bir dergide görmüştüm ilk defa. Büyülü Afrika Şehri Cape Town yazıyordu başlıkta. Kafamdaki Afrika resmine pek uymayan modern binaların arkasından göz kırpan Masa Dağı’nı ilk görüşümdü. Sanıyorum sene 2005 ya da 2006. 




Zihnime kazınan bu fotoğraf ve okuduğum o yazı Mayıs ayında eşim ve benim peş peşe olan doğum günlerimiz için bir fırsat oldu ve gitmemize 3 gün kala eşime bir sürpriz hazırladığımı söyledim. Vizesiz gidilebildiği için hazırlıkları ruhu duymadı tabii :) 
Aylar öncesinden kara kaplı defterime aldığım notlar sayesinde aşağıda sıralayacağım yerlerden sizin de keyif almanızı umarak başlıyorum;
Öncelikle mevsim çok önemli. Biz Mayıs sonu gittiğimizde Güney Afrika sonbaharı yaşıyordu. Tabii bizdeki gibi değil. Hava yine güneşli fakat oldukça esintiliydi. Do…

Çantalarınız Sanat Eserine Dönüşsün

Herkeste olan, fabrikasyon çantaların bazıları gözümü rahatsız etmiyor değil. Sadece çantanın değil, sanki takanın anlaşmış gibi kombini de copy-paste olması belki de rahatsız eden.
Ergin Ünal isimli Türk tasarımcı Erzen markasıyla bu işe bir el atmış ve adeta her bir çantayı kişiye özel çizimleriyle ayrı sanat eserine dönüştürmüş; bayıldım!
Daha fazlası için Instagram hesabını (@erzenofficial) takibe almanızı öneririm.




Isla Bonita - Alaçatı

Uzun zamandır beklettiğim fakat paylaşmak için can attığım bir post ile karşınızdayım :) Malum Gezi olaylarından dolayı Mayıs sonu ve Haziran arası benim gibi bir çoğunuzda kopuk geçti. Yaşanan onca sıkıntı arasında benim de post yazmak içimden gelmedi herkes gibi..
Fakatt... Hazır bayram öncesi planlar yapılmış "Aman valizimde bunu da unutmayayım!" diye ajandalarımıza not aldığımız son 2 altın güne girmişken benim de Alaçatı'ya gidenlere harika bir yer tavsiyem olacak.
İş dolayısıyla Mayıs ayında gittiğim İzmir'den haftasonu kaçamağı yapmak için arkadaşlarla Alaçatı'ya geçmiştik. Biz kavurucu bir güneş ve bol sakinliğin hayallerini kurarken daha ilk gittiğimiz akşam yağan dolu ile tarihe adımızı altın harflerle yazdırmıştık. Alaçatı'da dolu! Şaka gibiydi. Tamam Mikaille aram hiç bi zaman iyi olmadı ama bu kadar kelek yapmasını da beklemiyordum. Neyse ki ertesi sabah şaka yaptım dercesine bollll güneşli bir sabaha uyandırdı da affettirdi kendisi.
Fakat "…