27 Haziran 2011 Pazartesi

Yaşayan Saykonatçı Chris Burden



Yazıya başlar başlamaz aklıma Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı İ.Melih Gökçek'in sözleri, geldi; "Ben böyle sanatın içine tükürürüm!" Tükürüp tükürmeme hadisesi tartışılır elbette fakat sıradışı bir sanatçı ile ilgili yaptığım küçük araştırmayı sizlerle paylaşmak istedim. Nam-ı diğer yaşayan efsane sayko Chris Burden, biyolog bir anne ve mühendis bir babanın çocuğu olarak 1946'da Boston'da dünyaya gelmiş, çocukluğu Fransa ve İtalya'da geçmiş. 12 yaşında İtalya'da Elba adasında geçirdiği bir scooter kazasından sonra sol ayağından anestezi olmaksızın bir operasyon geçirmiş. Sanıyorum bu ameliyattan sonra acı ile canlı canlı tanışan Chris ( hakkında çok şey okuyunca fazla samimiyetten ismiyle hitap etmeyi uygun buldum :) ) daha sonraları denek olarak kendini kullanarak farklı acılar çekmek isteyecek. Liseyi Cambridge ve Massachusetts'te ardından üniversiteyi de California Claremont'da mimarlık okuyarak bitirmiş, fakat sonraları ilgisini tekrar çekmiş olacak ki fizik eğitimi de almış.. Bununla da yetinmeyip çocukluğundan beri hobi olarak ilerlettiği fotoğrafçılıktan da anlaşıldığı üzere ne mimarlık ne fizik diyerek her ikisini de sanatla harmanlayarak başka bir boyuta geçmiş.



Kafasından geçen tam olarak nedir bilinmez fakat "Bakalım ne kadar dayanıklıyım" diyerek 1971 yılında meşhur "Shoot" adlı sanat eserini videoya çekmiştir. Bu videoda da canlı canlı bir arkadaşı tarafından 5 metre öteden sol koluna silahla ateş ettirmiştir. Videoda da göreceğiniz gibi "elini, kolunu" sallayarak denemesini başarıyla tamamlamıştır. Ona göre sanat limitsiz, yani sadece somut değil soyut şeyleri de gerçeğe dönüştürme peşinde. Örneğin acı gibi. Kendi acısının sınırlarını yaşayarak görme peşinde olan Chris yine bu yıllarda kendisini Volkswagen Beetle marka aracın arkasına çarmıha gerip çivileterek aracın üstünde gitmiş, kırık cam parçaları dolu zeminde sadece iç çamaşırıyla sürünmüş, bir okulun öğrenci dolabında günlerce sadece bir su ile hayatta kalmaya çalışmış ölüm ve yaşam arasında sanatı bir kavrama sığdırmayıp acı ile göstermeye çalışmıştır. Bunu yaparken de malzeme olarak yalnızca kendisini kullanmıştır.
Chris amca durulmuş, şimdilerde ise Los Angeles'da yüksek lisansını ışık ve mekan üzerine yaptığından şöyle bir çalışma yapmış sokak lambalarından. İlk bakışta sıradan görünse de bence çok hoş bir çalışma olmuş, kendi koleksiyonunu yaptığı sokak lambalarından ev görünümlü bir alan, süper.



Chris Burden hala hayatta, varsa Los Angeles'da yaşayanınız ya da gidebileniniz ölmeden tanışın :)

22 Haziran 2011 Çarşamba

Dünyanın En Kolay Mezesi


Tabir-i caiz ise asla tek yumurta bile kırmayı başaramayan ben sevgili arkadaşım Pelin sayesinde hayat kurtaracak bir tarif ile tanıştım! Normalde yemek yapmak, tencere başında durup karıştırmak gibi aktivitelere ilgi duymadığım için ( anneciğim seni seviyorum suç tamamen benim :)) ) nasıl olduysa bu atıştırmalık, açlığı yatıştırmalık "havuçlu şeye" ba-yıl-dım!
Siz de benim gibi kolaya kaçanlardansanız
Sofra kuruyorum ama hep bi yerler bomboş kalıyor diyorsanız
Öyle bir şey yapayım ki hem hızlı olsun, hem leziz olsun, hem de karın doyursun diyorsanız kalem kağıt hazırlıyorsunuz ya da en basitinden print ediyorsunuz sayfayı :)

- 6-7 tane havuç rendelenir ( ben hayvan gibi yemek istiyorumla dogru orantılı olarak havuç sayısı artış gösterebilir )
- Tavaya koyduğunuz yağın içinde rendelenmiş havuçları birazcık kavuruyorsunuz
- Bu arada tuz atmayı da unutmuyorsunuz
- Kavrulmuş biraz rengi değişmiş havuçları hoooop güzel bir kaba boşaltıp içine isterseniz maydanoz, dereotu gibi yeşillikler doğrayıp üzerine de yoğurt koyduktan sonra bir güzel karıştırıyorsunuz veeeee yemeğiniz hazırr! :)

P.S: Soğuk servis edileceğinden dolapta bekletiiiiiiiiin.

** Pelin bir de demişti ki üzerine yağ da kızartıp dökülebilir fakat ben yapmadım ona da üşendim, evet! Ben onun yerine fındık koydum, tamam siz ceviz koyun aaa.. Dilerseniz yapın efenim, afiyet bal şeker löp löp yağ olsun!
:)

21 Haziran 2011 Salı

Donatella Versace for H&M


Eh daha önce yurtdışına çıkanların sadece bilip alisveris yaptigi ucuz kacis noktalarindan H&M nihayet gecen sene Turkiye'de magazalarini acmaya basladi biliyorsunuz ki, bu sebeple H&M'de hangi ünlü koleksiyon yapmis, bu sezon neler alabiliriz derdi artik bizi de gerdiğine göre 17 Kasım'ı ajandalarınıza not edebilirsiniz.

Daha önceki sezonlarda da Stella Mc Cartney, Lanvin gibi bir çok ünlü moda devleriyle koleksiyon hazırlayan H&M sonbahar sezonunda bizi Donatella Versace'nin kreatif direktörlüğünü yaptığı deri ve bol zımbalı elbiseler, devasa klasik Versace baskıları olan parçalar ile kalbimizden vurmaya hazırlanıyor. Bu arada yukardaki fotoğrafta Donatella Versace'nin üzerindeki elbise bu koleksiyona ait ve sadece kadınlar değil aynı zamanda erkekler için de modeller olacak!

Bu tarihi kaçırmayalım :)

16 Haziran 2011 Perşembe

Renklisör Almaz Mısınız?

Geçen hafta Ezgi ve Nihan'la Kanyon'dayken yanımıza oturan sağ köşedeki arkadaşın elindeki pembe ahizeyi görünce yok artık dedik, bir tek biz değildik bunu diyen ama.. Gören görmeyene gösteriyor birbirini dürtüyordu, olamazdı bu çünkü. itiraf ediyorum biz de resmen dalga geçtik.
Elde avuç içi süpersonik bir telefon fakat ucuna takılı bildiğin pembe ahize! Nasıl yani?
Bugün fark ettim ki meğer ne cahilmişiz, çoktan moda olmuş da biz sonradan görmüşüz, çok utandım şimdi!
Valla şaka bi yana sanıyorum bu rengarenk ahizelerden bu yazdan itibaren herkesin elinde görücez gibime geliyor, malum fuzulilikler kumpanyası..
Merak edenler Turkcell merkezlerinden ya da şu adresten satın alabilirsiniz
Bu arada başlıktaki isim tamamen uydurma gidip de sormayın kimselere:)

8 Haziran 2011 Çarşamba

Warhol In Motion





Herhalde yukardaki fotografi bi yerlerde gormeyen kalmamistir. Kime ait oldugunu bilmeseniz de pop art'in basariya ulastigini kanitlar bir calisma aslinda bu. Zira Iphone'larda bile application olmussa sayet Warhol huzur icinde uyumaya devam edebilir.



"Bir gün herkes 15 dakikaligina unlu olacak" sozlerinin sahibi Andy Warhol pop-art akımının oncusu. Taa o zamanlardan gormus ve tam da bugunu ozetler gibi konusmus aslında. Tuketim toplumu oldugumuz ve gercekten sosyal medyanın da kullanımının patlama yaptigi su donemlerde herkesin unlu olabilitesinin tavan yaptigi gunumuzun ozet tablosu tam da.. Kac kisinin facebook profil fotosu acaba kendi kafası olarak, bakmak lazım. Pop art deyince sadece aklımıza su meshur Marilyn Monroe fotografi gelmesin, bu ulasilamaz gibi gorulen bir balon gibi sisip sonra bi anda sonebilen hızlı tuketilen herhangi bir sey de olabilir, mesela Yılmaz Morgul'un efsanevi 7 yıldızı ya da gecen sene dunya kupasında kaybettigimiz hala kalbimizde yasayan sevgili ahtapot Paul ve daha niceleri. Andy Warhol'da zamanında bu ogelere deginip yapmis calismalarini, bir cok da kisa film cekmis, degisik calismalar yapmis.



Sadece Andy Warhol'a ait bu fotografla yetinmeyip cektigi kisa filmleri izleyip, diger islerini de gormek isterseniz 3 subesinde de es zamanli olarak Galerist'te bugun itibariyle baslatilmis olan "WARHOL IN MOTION" adlı sergiyi 9 Temmuz'a kadar ziyaret edebilirsiniz.


Galerist adresler:
Galerist Galatasaray
İstiklal Cad. Mısır Apt. 163/4
Beyoğlu – İstanbul
T: (0212) 244 82 30

Galerist Tepebaşı
Meşrutiyet Cad. No:67 Kat:1
Tepebaşı – İstanbul
T: (0212) 252 18 96

Galerist Akaretler
Süleyman Seba Cad. No:4-8
Akaretler – İstanbul
T: (0212) 327 27 19

Şu konular da var

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...