Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Haydi Kızlar Askere!

Renklerin siyasi görüşleri temsil ettiği güzel ve yalnız ülkemin mutlu insanları! Yazın yeterince pastellere ve neon renklere girdik, şimdi sonbaharda biraz daha ciddi olup kamuflajları giyme vakti. Esmer, sarışın ve kumral farketmeden her ten rengine uyduğunu düşündüğüm askeri tonları daha da severek giyeceğim kesin. Sadece kamuflaj değil aynı zamanda haki renk ve özellikle deri garnili ( kollar olabilir ya da cep detayları ) olan mont ve gömleklere de mutlaka mağazalarda göz atın derim. Eğer kamuflajın çok ağır ve iddialı bir desen olduğunu düşünüyorsanız aksesuar olarak da kullanabilirsiniz ya da benim gibi kardeşimin kamuflaj gömleğinin yakasındaki soyadı yazan peçi herhangi bir gömleğinize dikebilirsiniz:) Ben haki renk bir gömleğime dikmiştim, çok da güzel oldu. Bakalım insanlar kamuflajı nasıl yorumlamışlar?  Kaynak: Tommy Ton, WTF, Street Style  Çiğdem

Photographer: Cihan ALPGİRAY

Sanıyorum 2006 yılıydı. Ablamın belki de bana hediye ettiği en güzel şeylerden biriydi beni Flickr ile tanıştırmak. Üniversitede olduğum yıllar en büyük hazinem dolu dolu geçirdiğim zamanımdı, bunu şimdi daha iyi görebiliyorum. Vaktimin çoğunu fotoğraf çekerek geçirdiğimi söylersem abartmış olmam. Zira bir ara adım Japon turiste bile çıkmıştı. Flickr sayesinde fotoğrafçılık adına çok güzel şeyler öğrendim, hala da öğreniyorum, sosyal projelere imza attık ve çok güzel insanlarla tanıştım, bir sürü yeni isimler tanıdım.. Bunlardan birisi Cihan Alpgiray .  Çektiği fotoğraflardaki hava sizi görür görmez olduğunuz ortamdan soyutlayacak nitelikte. Çok sade ve bir o kadar da derin "an" fotoğrafları var. Adeta kişiliği çektiği karelere yansımış, hep mütevazi ve hepsi birer film sahnesi gibi.. Kendisi sevdiğim başarılı fotoğrafçıların başında geliyor, şimdiden bir çok güzel işe imza atmış. Umarım onu çok daha büyük projelerde görürüz. Umit Unal MAN for Tempo Magazine ...

Siz Hiç LSV Dükkan Çikolatası Tattınız mı?

LSV Dükkan yani Lösev Dükkan’ında lösemili çocuklarımızın anneleri kendi elleriyle hazırladıkları organik kurabiyeler ve birbirinden renkli el emeği, göz nuru el işlerini sizlere sunuyor. LSV Dükkan bundan tam 12 sene önce LÖSEV Ankara’da, küçücük bir atölyede 5 anne ile başlayan bir çalışmayken bugün yüzlerce annenin ekmek parasını kazandığı meslek atölyeleri haline geldi.                                        Beslenme ile kanser arasındaki yakın ilişkiye dikkat çekmek için kurulan bu minicik atölye, seneler içerisinde azim, sevgi ve inançla büyüdü. Giderek büyüyen ve insanın içini ısıtan bu başarı öyküsü, LSV Dükkan markasını yaratmaya kadar uzandı. Lösemili çocuklarımızın annelerinin umutlarını, hayallerini işlediği, sevgiyle yoğurduğu her bir LSV Dükkan ürünü sevgili çocuklarımızı hay...

Kim Demiş Erkekler Çiçek Deseni Giymez Diye?

Hawaii esintileri, palmiyeler derken erkekler de artık çiçekli şeyleri giyebilsinler istiyoruz. Tabularınızı lütfen yıkın! :) Sadece yakaya takılması gereken birşey olmaktan çıksın artık çiçek. İşe gömleklerin yaka altı detayı, ya da ayakkabının iç astarını hafifçe kıvırarak ya da çiçekli bir kravat takarak başlayabilirsiniz.  Çiçek deseni bana direkt Liberty of London 'ı çağrıştırıyor, bildiğim kadarıyla Türkiye'de satılmıyor ama bunu okuyan buyer varsa geç kalınmış bir satınalma diyorum:) Bir an evvel mağazaya girmeli. Sadece erkek değil kadınlar için de çok şık şeyler var ayrıca. Erkekler için gömleklere göz atmak isterseniz BURAYA tıklayın. Tommy Ton'un gözünden çiçek açmış erkekler..  Source: HonestlyWTF Güzel bir hafta olması dileğiyle, Çiğdem

Haftasonu Ne Yapalım? The Great Masters Sergisi

Geçen hafta Ankara'dan gelen arkadaşlarımla birlikte çok güzel bir haftasonu geçirdik. Cumartesi akşamı Kireçburnu Set Balık'ta yemek yedikten sonra pazar gününü uzun süredir görmek istediğim Tophane-i Amire' deki " The Great Masters " sergisine ayırdık. Rönesansın 3 büyük silahşörü olarak bilinen, isimleri hiç bilmeyenlere bile çocukluğumuzda Ninja Kaplumbağalar'dan tanıdık gelen Leonardo da Vinci , Michelangelo ve Raffaele 'den bahsediyorum. Donatello nerede diye soranlar, üzgünüm. Mekanda bu üç büyük ustanın bilinen en meşhur eserleri interaktif ortamda sergiliyor. Kah Michelangelo'nun Sistine Şapeli 'ndeki fresklerini adeta oradaymışcasına başınızı yukarı kaldırarak görebiliyor, kah Raffaele'nin Atina Okulu 'nu ışıklı ve sesli bir anlatımla görebiliyorsunuz. Girişte verilen kulaklık ve dinleme cihazlarının fiyata dahil olması güzel bir avantaj. Bu sayede yanına geldiğiniz her bir eserin alıcısına minik kumanda aletiyle tı...

Song of the week: Giorgia - Tu Mi Porti Su

Eveet, blogumun enteresan bir şekilde bağımlılık yaptığını ben de söyleyebilirim resmen artık. Özlüyorum :) Sadece kendi blogumu da değil, hiç tanımadan, tanışmadan takip ettiğim insanların kaçırdığım postlarını da.. En büyük keyiflerimden biri favorim olan blogların kaçırdığım postlarını oturup tek tek okumak diyebilirim:) Kısa Kaş tatili ardından İtalya'ya yaptığım iş seyahati nedeniyle uzaktım buralardan ve her Pazartesi keyifle paylaştığım " Song of the week " başlığından. Bu sebeple İtalya'da bol bol dinlediğim ve sizlerle paylaşmak istediğim bir şarkı var bugun, goditela*! (* enjoy it! ) Giorgia bu şarkısında " Beni yukarı kaldırıyorsun daha sonra da aşağı bırakıyorsun " derken şişirilen egosundan mı bahsediyor bilmiyorum ama bu şarkı İtalyanların müthiş tatlısı Tiramisù'yu çağrıştırıyor bana, tiramisù'nun kelime anlamı olarak " Beni yukarı kaldır "  demek olmasından mütevellit. Tiramisù gibi bu şarkı da enerji versin, si...

Fincanı Taştan Oyarlar

Tasarımcılara sınır tanımayan hayalgüçlerinden beslenip guzel işler ortaya koyduklarında daha da bir hayranlıkla bakıyorum. Hüseyin Çağlayan'ın FW 2000/01 sezon icin adeta görsel bir şov olarak sunduğu AFTERWORDS 'ü izleyip de çenesi yerçekimine karşı koyan yoktur sanıyorum. Modanın, tasarımın çok yönlü olmasına bu açıdan bayılıyorum. Macar kızımız Eszter Imre 'de tasarıma farklı bir boyut getirmiş, hergün #gununkahvesi olarak önümüze gelen fincanların kulplarından, tabakların kenar formlarından esinlenip estetik bir takı koleksiyonu hazırlamış.   Buna benzer bir çalışma yapıldı mı bilmiyorum, ben karşılaşmadım henüz ama DIY kavramının ülkemizi yeni yeni kasıp kavurduğu bugünlerde İznik porselenleriyle ya da farklı şeylerle değişik tasarımlar yapılabilir gibi geliyor bana, ne dersiniz? Çiğdem