Ana içeriğe atla

05/05 sonrası 06/05 sendromu

mayıs'a girdik.. klişe bi cümle daha geliyo hazır mısın? Mayıs kendini Kasım sanıyor galiba. Kasım kasılmadı da Mayıs'a n'oldu böyle de burnu bu kadar havada? neden naz yaptı bize? bak sadece kızlar yapmazmış nazı, hava da nazlandı işte. ofisteyim, saat 13:04 ve yemek yememek icin burda oyalanıyorum şuan. aslında genelde ofis sıcak olur ama bugun bi soguk.. ooooohaaa bir ucak gecti burdan boyle bi ses olamaz, son satırlarım diye dusundum bi an ama gecti korkmaya gerek yok. basın express cilveleri bunlar, hangi ülkeden geldi de bizim binanın direkt üstünden gecti acaba bu? neyse, aksam güzel b yemege davet edildim, Gianni ile bıdı bıdı yapcaz, bu hafta cok italyanistik gecti bi de değişiklik yaptım sacımın onunu kısalttım, artık engizisyon yargici tribinde değilim, icim acildi, ruhum yesillendi ama gel gor ki gunes yuzunu daha gostermedi.
13:07 ha bu arada gecen hafta Ardan özmenoğlu'nun sergisi vardi Tesvikiye'de ona gittik, bizim Deniz'in kuzeniymiş. Kızın ailesinde bi sanatcı ruhu var zaten kime el atsan illa bişiler var. Bizde de matematik kafası mı var, ben nasiplenemedim herhal! Burdan bu vesileyle Nasa'daki gururumuz ablamı öper, daha sonra Ardan'ın postunu yapıciim der saglıcakla kalın derim.

Ciao,
cig.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Cape Town - 1

Ankara’da üniversite okuduğum yıllarda İstanbul’a ailemin yanına mekik dokurken, bolca düşünme fırsatım olan, içinde bulunduğum durumlara bir de uzaktan bakma fırsatını veren keyifle geçirdiğim otobüs yolculuklarından birinde bir dergide görmüştüm ilk defa. Büyülü Afrika Şehri Cape Town yazıyordu başlıkta. Kafamdaki Afrika resmine pek uymayan modern binaların arkasından göz kırpan Masa Dağı’nı ilk görüşümdü. Sanıyorum sene 2005 ya da 2006. 




Zihnime kazınan bu fotoğraf ve okuduğum o yazı Mayıs ayında eşim ve benim peş peşe olan doğum günlerimiz için bir fırsat oldu ve gitmemize 3 gün kala eşime bir sürpriz hazırladığımı söyledim. Vizesiz gidilebildiği için hazırlıkları ruhu duymadı tabii :) 
Aylar öncesinden kara kaplı defterime aldığım notlar sayesinde aşağıda sıralayacağım yerlerden sizin de keyif almanızı umarak başlıyorum;
Öncelikle mevsim çok önemli. Biz Mayıs sonu gittiğimizde Güney Afrika sonbaharı yaşıyordu. Tabii bizdeki gibi değil. Hava yine güneşli fakat oldukça esintiliydi. Do…

Çantalarınız Sanat Eserine Dönüşsün

Herkeste olan, fabrikasyon çantaların bazıları gözümü rahatsız etmiyor değil. Sadece çantanın değil, sanki takanın anlaşmış gibi kombini de copy-paste olması belki de rahatsız eden.
Ergin Ünal isimli Türk tasarımcı Erzen markasıyla bu işe bir el atmış ve adeta her bir çantayı kişiye özel çizimleriyle ayrı sanat eserine dönüştürmüş; bayıldım!
Daha fazlası için Instagram hesabını (@erzenofficial) takibe almanızı öneririm.




Isla Bonita - Alaçatı

Uzun zamandır beklettiğim fakat paylaşmak için can attığım bir post ile karşınızdayım :) Malum Gezi olaylarından dolayı Mayıs sonu ve Haziran arası benim gibi bir çoğunuzda kopuk geçti. Yaşanan onca sıkıntı arasında benim de post yazmak içimden gelmedi herkes gibi..
Fakatt... Hazır bayram öncesi planlar yapılmış "Aman valizimde bunu da unutmayayım!" diye ajandalarımıza not aldığımız son 2 altın güne girmişken benim de Alaçatı'ya gidenlere harika bir yer tavsiyem olacak.
İş dolayısıyla Mayıs ayında gittiğim İzmir'den haftasonu kaçamağı yapmak için arkadaşlarla Alaçatı'ya geçmiştik. Biz kavurucu bir güneş ve bol sakinliğin hayallerini kurarken daha ilk gittiğimiz akşam yağan dolu ile tarihe adımızı altın harflerle yazdırmıştık. Alaçatı'da dolu! Şaka gibiydi. Tamam Mikaille aram hiç bi zaman iyi olmadı ama bu kadar kelek yapmasını da beklemiyordum. Neyse ki ertesi sabah şaka yaptım dercesine bollll güneşli bir sabaha uyandırdı da affettirdi kendisi.
Fakat "…