30 Temmuz 2012 Pazartesi

Kim Demiş Erkekler Çiçek Deseni Giymez Diye?

Hawaii esintileri, palmiyeler derken erkekler de artık çiçekli şeyleri giyebilsinler istiyoruz. Tabularınızı lütfen yıkın! :) Sadece yakaya takılması gereken birşey olmaktan çıksın artık çiçek. İşe gömleklerin yaka altı detayı, ya da ayakkabının iç astarını hafifçe kıvırarak ya da çiçekli bir kravat takarak başlayabilirsiniz. 
Çiçek deseni bana direkt Liberty of London'ı çağrıştırıyor, bildiğim kadarıyla Türkiye'de satılmıyor ama bunu okuyan buyer varsa geç kalınmış bir satınalma diyorum:) Bir an evvel mağazaya girmeli. Sadece erkek değil kadınlar için de çok şık şeyler var ayrıca. Erkekler için gömleklere göz atmak isterseniz BURAYA tıklayın.

Tommy Ton'un gözünden çiçek açmış erkekler.. 









Source: HonestlyWTF
Güzel bir hafta olması dileğiyle,
Çiğdem

27 Temmuz 2012 Cuma

Haftasonu Ne Yapalım? The Great Masters Sergisi



Geçen hafta Ankara'dan gelen arkadaşlarımla birlikte çok güzel bir haftasonu geçirdik. Cumartesi akşamı Kireçburnu Set Balık'ta yemek yedikten sonra pazar gününü uzun süredir görmek istediğim Tophane-i Amire'deki "The Great Masters" sergisine ayırdık.

Rönesansın 3 büyük silahşörü olarak bilinen, isimleri hiç bilmeyenlere bile çocukluğumuzda Ninja Kaplumbağalar'dan tanıdık gelen Leonardo da Vinci, Michelangelo ve Raffaele'den bahsediyorum. Donatello nerede diye soranlar, üzgünüm.

Mekanda bu üç büyük ustanın bilinen en meşhur eserleri interaktif ortamda sergiliyor. Kah Michelangelo'nun Sistine Şapeli'ndeki fresklerini adeta oradaymışcasına başınızı yukarı kaldırarak görebiliyor, kah Raffaele'nin Atina Okulu'nu ışıklı ve sesli bir anlatımla görebiliyorsunuz.
Girişte verilen kulaklık ve dinleme cihazlarının fiyata dahil olması güzel bir avantaj. Bu sayede yanına geldiğiniz her bir eserin alıcısına minik kumanda aletiyle tıklayarak sesli sunumu dinlerken diğer yandan freskleri inceleyebiliyorsunuz. 
Leonardo'nun kadavralar üzerinde yaptığı çalışmaları, Son Akşam Yemeği freskini, çizimleri ve icatlarından yola çıkarak yapılan mini maketlerini görebilirsiniz. Ayrıca Vitrivius insanı için yapılan hoş bir köşe var, orada kollarınızı açarak meşhur altın oran pozunu da sergi hatırası olarak vermeyi unutmayın:)

Genel olarak girişteki zaman çizelgesine de bakarak daha net anlaşılabileceği üzere 16.yy İtalya'sını ve Rönesans'a damgasını vuran eserlerin hikayesini yakından görebileceğiniz bir sergi olmuş. Bana göre tek zayıf tarafı kulaklıklarda verilen bilgilerin yetersizliği oldu. Kişiler ve eserler üzerinden geçilerek anlatılmış. Hoş bize verilen eğitim gibi yıllar sürecek şeyler bekleyerek gitmedim ama anlatım düzeyi çok çok basit kalmış. Eğer çocuğunuz, kardeşiniz ya da yeğenleriniz varsa eminim onlar da dokunarak, dinleyerek gezecekleri içinde atölye çalışmaları olan bu sergiden çok keyif alacaklardır.

Sergi ne yazık ki önümüzdeki salı 31 Temmuz'da sona eriyor, çalışanların mutlaka bu haftasonu gitmelerini tavsiye ediyorum.
*** Sonradan gelen düzeltme: Sergi 27 Ağustos'a kadar uzatıldı! :)


Giriş ücreti: 
Tam 17 TL
İndirimli 12 TL

  Herkese güzel bir haftasonu geçirmesini diliyorum!
Çiğdem


16 Temmuz 2012 Pazartesi

Song of the week: Giorgia - Tu Mi Porti Su

Eveet, blogumun enteresan bir şekilde bağımlılık yaptığını ben de söyleyebilirim resmen artık. Özlüyorum :) Sadece kendi blogumu da değil, hiç tanımadan, tanışmadan takip ettiğim insanların kaçırdığım postlarını da.. En büyük keyiflerimden biri favorim olan blogların kaçırdığım postlarını oturup tek tek okumak diyebilirim:)

Kısa Kaş tatili ardından İtalya'ya yaptığım iş seyahati nedeniyle uzaktım buralardan ve her Pazartesi keyifle paylaştığım "Song of the week" başlığından. Bu sebeple İtalya'da bol bol dinlediğim ve sizlerle paylaşmak istediğim bir şarkı var bugun, goditela*! (*enjoy it!)


Giorgia bu şarkısında "Beni yukarı kaldırıyorsun daha sonra da aşağı bırakıyorsun" derken şişirilen egosundan mı bahsediyor bilmiyorum ama bu şarkı İtalyanların müthiş tatlısı Tiramisù'yu çağrıştırıyor bana, tiramisù'nun kelime anlamı olarak "Beni yukarı kaldır"  demek olmasından mütevellit. Tiramisù gibi bu şarkı da enerji versin, sizi dinlerken neşelendirsin!

P.s: Tatil ve seyahatimden kısa kısa notlar ve fotoğraflar için daha sonra ufak bir görsel post paylaşmayı planlıyorum ama Instagram'da ciiden, Twitter'dan da chicthem adıyla beni takip edebilirsiniz.

Herkese iyi haftalar :)
Çiğdem

3 Temmuz 2012 Salı

Fincanı Taştan Oyarlar


Tasarımcılara sınır tanımayan hayalgüçlerinden beslenip guzel işler ortaya koyduklarında daha da bir hayranlıkla bakıyorum. Hüseyin Çağlayan'ın FW 2000/01 sezon icin adeta görsel bir şov olarak sunduğu AFTERWORDS 'ü izleyip de çenesi yerçekimine karşı koyan yoktur sanıyorum. Modanın, tasarımın çok yönlü olmasına bu açıdan bayılıyorum. Macar kızımız Eszter Imre'de tasarıma farklı bir boyut getirmiş, hergün #gununkahvesi olarak önümüze gelen fincanların kulplarından, tabakların kenar formlarından esinlenip estetik bir takı koleksiyonu hazırlamış. 







 Buna benzer bir çalışma yapıldı mı bilmiyorum, ben karşılaşmadım henüz ama DIY kavramının ülkemizi yeni yeni kasıp kavurduğu bugünlerde İznik porselenleriyle ya da farklı şeylerle değişik tasarımlar yapılabilir gibi geliyor bana, ne dersiniz?

Çiğdem





2 Temmuz 2012 Pazartesi

Song of the week: Ojos de Brujo - Get Up Stand Up

Uzun zamandır ara verdiğim haftanın şarkısı postlarına bugun itibariyle geri dönüyorum. Benim çok severek dinlediğim bi parça, umarım siz de benim gibi dinlerken eğlenirsiniz.


Mottomuz şarkının sözüyle aynı: " Get up stand up don't give up the fight! "

Herkese güzel bir hafta geçirmesini dilerim.
Sevgiler,
Çiğdem

Şu konular da var

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...