Ana içeriğe atla

Ciao 2011!



Karşınızda bıdır bıdır biri birşey anlatırken aklınıza hiç olmadık fikirler geldiği oldu mu hiç? 
Hep bir yerlerde kararlar almışızdır; yollarda, müzik dinlediğimiz anlarda, gece kafamızı yastığa koyduğumuzda.. Bu liste böyle uzayıp gider, bir de Türk'ün aklı ya kaçarken ya ... var ki konumuzla hiç alakası yok :)
Benim için bu yukarda fotoğrafını 10 Kasım'da çektiğim müthiş yer bu sene harika kararlar aldığım Rize - Ayder yaylasında kaldığım oteldeki odanın manzarası.. İnsanın ömründe mutlaka bir kez bile olsa yapması gereken bir şeyi yaptım ve tek başıma bu karda kıyamette 1 günlüğüne gidip bir güzel mahsur kalıp 2 gün boyunca bu muhteşem manzara karşısında inanılmaz keyif aldım.. Keyfin yanısıra çok da güzel kararlar aldım.. İşte bu fotoğraf benim için o kararların bir simgesi. Yani 2011'in simgesi.. 
Yaşam tesadüfler zinciri hep belkilerle kurduğumuz; " belki oraya gitmeseydim şimdi.. " cümlelerin bolca olduğu. İşte bu fotoğraf bir de onun simgesi
Ben şimdi buraya gitmeseydim 2011 yılı benim için daha az anlamlı olacaktı fakat şimdi hiç olmadığı kadar anlamlı. O yüzden "iyi ki" diyorum, onca kişinin karşı gelmesine rağmen tek başıma buraya gitmişim ve bu fotoğrafı çekmişim. 
Sizin 2011 yılınızın bir simgesi olsaydı bu hangi fotoğraf karesi olurdu?

Umuyorum 2012 yılı Mayaların tüm kehanetlerine rağmen herkes için harika bir yıl olur:)

Sevgiler,
Çiğdem

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Cape Town - 1

Ankara’da üniversite okuduğum yıllarda İstanbul’a ailemin yanına mekik dokurken, bolca düşünme fırsatım olan, içinde bulunduğum durumlara bir de uzaktan bakma fırsatını veren keyifle geçirdiğim otobüs yolculuklarından birinde bir dergide görmüştüm ilk defa. Büyülü Afrika Şehri Cape Town yazıyordu başlıkta. Kafamdaki Afrika resmine pek uymayan modern binaların arkasından göz kırpan Masa Dağı’nı ilk görüşümdü. Sanıyorum sene 2005 ya da 2006. 




Zihnime kazınan bu fotoğraf ve okuduğum o yazı Mayıs ayında eşim ve benim peş peşe olan doğum günlerimiz için bir fırsat oldu ve gitmemize 3 gün kala eşime bir sürpriz hazırladığımı söyledim. Vizesiz gidilebildiği için hazırlıkları ruhu duymadı tabii :) 
Aylar öncesinden kara kaplı defterime aldığım notlar sayesinde aşağıda sıralayacağım yerlerden sizin de keyif almanızı umarak başlıyorum;
Öncelikle mevsim çok önemli. Biz Mayıs sonu gittiğimizde Güney Afrika sonbaharı yaşıyordu. Tabii bizdeki gibi değil. Hava yine güneşli fakat oldukça esintiliydi. Do…

Çantalarınız Sanat Eserine Dönüşsün

Herkeste olan, fabrikasyon çantaların bazıları gözümü rahatsız etmiyor değil. Sadece çantanın değil, sanki takanın anlaşmış gibi kombini de copy-paste olması belki de rahatsız eden.
Ergin Ünal isimli Türk tasarımcı Erzen markasıyla bu işe bir el atmış ve adeta her bir çantayı kişiye özel çizimleriyle ayrı sanat eserine dönüştürmüş; bayıldım!
Daha fazlası için Instagram hesabını (@erzenofficial) takibe almanızı öneririm.




Isla Bonita - Alaçatı

Uzun zamandır beklettiğim fakat paylaşmak için can attığım bir post ile karşınızdayım :) Malum Gezi olaylarından dolayı Mayıs sonu ve Haziran arası benim gibi bir çoğunuzda kopuk geçti. Yaşanan onca sıkıntı arasında benim de post yazmak içimden gelmedi herkes gibi..
Fakatt... Hazır bayram öncesi planlar yapılmış "Aman valizimde bunu da unutmayayım!" diye ajandalarımıza not aldığımız son 2 altın güne girmişken benim de Alaçatı'ya gidenlere harika bir yer tavsiyem olacak.
İş dolayısıyla Mayıs ayında gittiğim İzmir'den haftasonu kaçamağı yapmak için arkadaşlarla Alaçatı'ya geçmiştik. Biz kavurucu bir güneş ve bol sakinliğin hayallerini kurarken daha ilk gittiğimiz akşam yağan dolu ile tarihe adımızı altın harflerle yazdırmıştık. Alaçatı'da dolu! Şaka gibiydi. Tamam Mikaille aram hiç bi zaman iyi olmadı ama bu kadar kelek yapmasını da beklemiyordum. Neyse ki ertesi sabah şaka yaptım dercesine bollll güneşli bir sabaha uyandırdı da affettirdi kendisi.
Fakat "…