Ana içeriğe atla

Elif Cığızoğlu


Blog ve blogger kelimelerinden sogumaya basladım diye dusunurken kendimi birkac yil once acip ilgilenmedigim blogumun icinde bu postu yazarken buldum.

..ve bu uzun aradan sonra tasarimlarini cok sevdigim Elif Cigizoglu'ndan sizlere bahsetmek istiyorum. İlk olarak 2 sene once Flickr'da Belcim Erdogan'ın Marie Claire dergisi icin verdiği Yağmur Kızılok'un çektiği, stylingini de yine kendisini çook sevdiğim Bahar Kongel'in yaptıgı fotografta görüp aşık oldugum tasarımı ile beynime kazındı kendisi. İlk gordugum andan itibaren "bu kız" dedim. ve "o kız" şimdi ismiyle heryerde kendisinden bahsettirir oldu ve eminim ki ismini daha da çok duyacağız. Dün geceki Oscar töreninde Elif'in tasarımlarından birini hayal edin ve ne kadar çok beğeni toplayacağını düşünün bir kere.. Eminim bu bir hayal değil, uluslararası temsilcimiz olmayı fazlasıyla hakedenlerden biri olan Elif'i daha çok desteklemeliyiz.

Geçtiğimiz günlerde İstanbul Fashion Week kapsamında da Pera Palas'ta FW'11-'12'ye ait "Inside My Window" adını verdiği yeni tasarımları görücüye çıkaran Elif'in defiledeki styling yine Bahar Kongel'e ait. Elif'in tasarımlarına baktığınızda aklınıza ilk gelecek iki anahtar kelime şüphesiz güçlü ve asil oldukları..

Şimdi hiç birşey yazmıyorum ve sadece sizi tasarımlarını seyretmeye davet ediyorum. buraya tıklayın ve arkanıza yaslanınnn!

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Cape Town - 1

Ankara’da üniversite okuduğum yıllarda İstanbul’a ailemin yanına mekik dokurken, bolca düşünme fırsatım olan, içinde bulunduğum durumlara bir de uzaktan bakma fırsatını veren keyifle geçirdiğim otobüs yolculuklarından birinde bir dergide görmüştüm ilk defa. Büyülü Afrika Şehri Cape Town yazıyordu başlıkta. Kafamdaki Afrika resmine pek uymayan modern binaların arkasından göz kırpan Masa Dağı’nı ilk görüşümdü. Sanıyorum sene 2005 ya da 2006. 




Zihnime kazınan bu fotoğraf ve okuduğum o yazı Mayıs ayında eşim ve benim peş peşe olan doğum günlerimiz için bir fırsat oldu ve gitmemize 3 gün kala eşime bir sürpriz hazırladığımı söyledim. Vizesiz gidilebildiği için hazırlıkları ruhu duymadı tabii :) 
Aylar öncesinden kara kaplı defterime aldığım notlar sayesinde aşağıda sıralayacağım yerlerden sizin de keyif almanızı umarak başlıyorum;
Öncelikle mevsim çok önemli. Biz Mayıs sonu gittiğimizde Güney Afrika sonbaharı yaşıyordu. Tabii bizdeki gibi değil. Hava yine güneşli fakat oldukça esintiliydi. Do…

Çantalarınız Sanat Eserine Dönüşsün

Herkeste olan, fabrikasyon çantaların bazıları gözümü rahatsız etmiyor değil. Sadece çantanın değil, sanki takanın anlaşmış gibi kombini de copy-paste olması belki de rahatsız eden.
Ergin Ünal isimli Türk tasarımcı Erzen markasıyla bu işe bir el atmış ve adeta her bir çantayı kişiye özel çizimleriyle ayrı sanat eserine dönüştürmüş; bayıldım!
Daha fazlası için Instagram hesabını (@erzenofficial) takibe almanızı öneririm.




Isla Bonita - Alaçatı

Uzun zamandır beklettiğim fakat paylaşmak için can attığım bir post ile karşınızdayım :) Malum Gezi olaylarından dolayı Mayıs sonu ve Haziran arası benim gibi bir çoğunuzda kopuk geçti. Yaşanan onca sıkıntı arasında benim de post yazmak içimden gelmedi herkes gibi..
Fakatt... Hazır bayram öncesi planlar yapılmış "Aman valizimde bunu da unutmayayım!" diye ajandalarımıza not aldığımız son 2 altın güne girmişken benim de Alaçatı'ya gidenlere harika bir yer tavsiyem olacak.
İş dolayısıyla Mayıs ayında gittiğim İzmir'den haftasonu kaçamağı yapmak için arkadaşlarla Alaçatı'ya geçmiştik. Biz kavurucu bir güneş ve bol sakinliğin hayallerini kurarken daha ilk gittiğimiz akşam yağan dolu ile tarihe adımızı altın harflerle yazdırmıştık. Alaçatı'da dolu! Şaka gibiydi. Tamam Mikaille aram hiç bi zaman iyi olmadı ama bu kadar kelek yapmasını da beklemiyordum. Neyse ki ertesi sabah şaka yaptım dercesine bollll güneşli bir sabaha uyandırdı da affettirdi kendisi.
Fakat "…