Ana içeriğe atla

Her Yer Taksim Her Yer Direniş!

Yaşanan olaylardan ne yazmak istiyor insan ne de bu tür paylaşımlarda bulunmak.. Gün geçmiyor ki Gezi Parkı ile ilgili "akıldışı" bir haber almayalım.. Herkes yazıp çizdi, birşeyler söyledi.. Benim söylemek, altını çizmek istediğim ise sosyal medyanın gücü. Milyonlar insan sokaklara sabahın 5'inde dökülüyorsa bu ana akım medyanın dışında apayrı öznellikte bir akım olan sosyal medya sayesinde oldu. İyi ki de oldu! Hepimiz medyanın, siyasetçilerin herkesin ikiyüzünü bu şekilde öğrenmedik mi? Bu şekilde kenetlenmedik mi?

Ben Gezi ruhunu özledim.. 

Bugun ben sessizliğimi bozup beğendiğim editoryallerden birini paylaşmak istedim.. Roberto Cavalli direnişin tüm dünyadaki etkisinden ilham almış olacak ki FW2013-2014 reklam kampanyasında tepkisini göstermiş. Sanat yönetmenliğini Marco Braga ve Giuliano Federico'nun yaptığı, İspanya'da gerçekleştirilen çekimin fotoğrafları Giampaolo Sigura tarafından çekilmiş. 





Modeller: Julia Frauche, Manon Leloup, Karlina Caune, Ben Hunter, Rodolfo Zanforlini & Dominik Bauer



Son söz olarak;

Bu daha başlangıç mücadeleye devam!

Yorumlar

  1. Ne guzel bir paylasim bu ! Ne ne dahice bir fikir ! cikti alip duvara asilasi bir reklam cekimi.. Bu kadar yanki bulacak bir direnisin hala bastakiler tarafinda kabul gormemesi cok cok sinir bozucu ! Biz buradayiz, variz ve gucluyuz ! Gormek isteseler de istemeseler de !

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu daha baslangıc mucadeleye devam! :)

      Sil
  2. Cigdemcim, ne guzel yazmissin icindekileri, eline saglik. Cavallinin bu editoryali ilk gordugumde de cok hosuma gitmisti, cok yerinde olmus. Ses duyuluyor da anladiklarini soylemek islerine gelmiyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet ve biz sesimizi cıkarmaya devam edicez gozumuz açık cok sukur! :)

      Sil

Yorum Gönder

Yorumlarınız benim için değerli:)

Bu blogdaki popüler yayınlar

Cape Town - 1

Ankara’da üniversite okuduğum yıllarda İstanbul’a ailemin yanına mekik dokurken, bolca düşünme fırsatım olan, içinde bulunduğum durumlara bir de uzaktan bakma fırsatını veren keyifle geçirdiğim otobüs yolculuklarından birinde bir dergide görmüştüm ilk defa. Büyülü Afrika Şehri Cape Town yazıyordu başlıkta. Kafamdaki Afrika resmine pek uymayan modern binaların arkasından göz kırpan Masa Dağı’nı ilk görüşümdü. Sanıyorum sene 2005 ya da 2006. 




Zihnime kazınan bu fotoğraf ve okuduğum o yazı Mayıs ayında eşim ve benim peş peşe olan doğum günlerimiz için bir fırsat oldu ve gitmemize 3 gün kala eşime bir sürpriz hazırladığımı söyledim. Vizesiz gidilebildiği için hazırlıkları ruhu duymadı tabii :) 
Aylar öncesinden kara kaplı defterime aldığım notlar sayesinde aşağıda sıralayacağım yerlerden sizin de keyif almanızı umarak başlıyorum;
Öncelikle mevsim çok önemli. Biz Mayıs sonu gittiğimizde Güney Afrika sonbaharı yaşıyordu. Tabii bizdeki gibi değil. Hava yine güneşli fakat oldukça esintiliydi. Do…

Çantalarınız Sanat Eserine Dönüşsün

Herkeste olan, fabrikasyon çantaların bazıları gözümü rahatsız etmiyor değil. Sadece çantanın değil, sanki takanın anlaşmış gibi kombini de copy-paste olması belki de rahatsız eden.
Ergin Ünal isimli Türk tasarımcı Erzen markasıyla bu işe bir el atmış ve adeta her bir çantayı kişiye özel çizimleriyle ayrı sanat eserine dönüştürmüş; bayıldım!
Daha fazlası için Instagram hesabını (@erzenofficial) takibe almanızı öneririm.




Isla Bonita - Alaçatı

Uzun zamandır beklettiğim fakat paylaşmak için can attığım bir post ile karşınızdayım :) Malum Gezi olaylarından dolayı Mayıs sonu ve Haziran arası benim gibi bir çoğunuzda kopuk geçti. Yaşanan onca sıkıntı arasında benim de post yazmak içimden gelmedi herkes gibi..
Fakatt... Hazır bayram öncesi planlar yapılmış "Aman valizimde bunu da unutmayayım!" diye ajandalarımıza not aldığımız son 2 altın güne girmişken benim de Alaçatı'ya gidenlere harika bir yer tavsiyem olacak.
İş dolayısıyla Mayıs ayında gittiğim İzmir'den haftasonu kaçamağı yapmak için arkadaşlarla Alaçatı'ya geçmiştik. Biz kavurucu bir güneş ve bol sakinliğin hayallerini kurarken daha ilk gittiğimiz akşam yağan dolu ile tarihe adımızı altın harflerle yazdırmıştık. Alaçatı'da dolu! Şaka gibiydi. Tamam Mikaille aram hiç bi zaman iyi olmadı ama bu kadar kelek yapmasını da beklemiyordum. Neyse ki ertesi sabah şaka yaptım dercesine bollll güneşli bir sabaha uyandırdı da affettirdi kendisi.
Fakat "…